image

bozcaada

 

“Tanrı, insanların uzun omürlü olmaları için Bozcaada’yı yarattı”demiş Herodot…
Denizi mavinin tüm renklerini barındıran, kumsalları sarı ince ipek gibi kumdan oluşan Bozcaada’da, mor, mavi, pembe ve kırmızı kapılı bembeyaz rum evleri ve yemyeşil asmalarla bezenmiş dar sokaklarda dolaşırken, yaşadığınız kentin karmaşasını tamamen unutacaksınız.

Ara sokakaktan gelen akordeon sesi, dükkan önünde piposunu tüttüren beyaz sakallı yaşlı adam, vitrinlerde göreceğiniz rengarenk reçeller ve keşfedeceğinizi birçok ayrıntıyla donanmış adanın sokakları…

bozcaada

Birçok kültürün izlerini taşıyan ada, dar ve çiçeklerle bezenmiş sokakları, temiz denizi ve üzüm bağlarıyla Bozcaada, her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlıyor. ÇANAKKALE – Tarihin babası olarak kabul edilen ünlü filozof Heredot’un “Tanrı, insanlar uzun ömürlü olsunlar diye Bozcaada’yı yaratmış” dediği ada, antik dönemlerden günümüze pek çok uygarlığı topraklarında barındırmış, her dönem turizmin göz bebeği olmuş. Türkiye’nin köyü bulunmayan tek ilçesi olan ve Çanakkale Boğazı’nın 12 deniz mili güneyinde yer alan, çevresi 38 kilometre uzunluğundaki Bozcaada’nın alanı 36.67 kilometrekare olup, etrafındaki irili ufaklı 17 adacıkla 37.6 kilometrelik yüzölçüme sahip.

Antik çağda Leukophrys, Yunan mitolojisinde ise Tenedos adıyla bilinen Bozcaada’nın ilk sakinleri Akaların bir kolu olduğu ve M.Ö. 2000 yıllarında yerleştikleri tahmin edilen Pelasglar. Akalardan sonraFenikeliler, Atinalılar ve Yunanlıların hakimiyetine giren ada, M.Ö.493’de Pers istilasına uğramış, M.Ö.334 yılında ise Büyük İskender’in himayesine girmiş.

 Ege Denizi’nin mavisiyle çevrili adeta bir cennet köşesi olan, antik dönemlerden günümüze pek çok uygarlığı topraklarında barındıran Bozcaada, kültür ve turizm potansiyeliyle her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlıyor.

Yazinin Devamını Okuyun »


`
Toplam 1 sayfa, 1. sayfa gösteriliyor.1
`