image

Posts Tagged ‘piknik alanları’

Polonezköy; İstanbul’un Anadolu yakasında Beykoz sırtlarına kurulu şirin bir yer, eski bir Polonya köyü. Polonezköy 1830 Polonya Ayaklanması sırasında hükümet başkanı, daha sonra da Polonyalı sürgünlerin siyasi lideri olan Prens Adam Czartoryski tarafından 1842 yılında kurulmuş.

Padişah Abdülmecit’in izniyle 1800’lü yılların ortalarında köye yerleşen göçmenlerin torunları, hala köyde yaşıyor. Ülkelerinin 1842′de işgal edilmesiyle, mücadelelerini yurt dışında sürdürmek isteyen bir grup Polonyalı’nın kurduğu ve adlarını verdikleri tabiat ve yaşam diyarı. Binbir çeşit ağaç ve bitki türüyle gelenleri kendisine hayran bırakıyor. Bahar ayları Polonezköy’ün canlanışına sahne oluyor. Oksijen içinde yapılan keyifli gezilerin yanı sıra, özel koşu ve bisiklet parkurlarından da faydalanılan Polonezköy, paintball, binicilik, tenis ve golf gibi sporları yapmak için de ideal bir yer. Köyde denize giremeseniz de bahçeleri, kır lokantaları, piknik alanları, şirin otelleri, doğa sporları, dinlenme ve at binme olanaklarıyla huzurlu bir tatil yapabilirsiniz.

Read more »

Bölgede piknik yapabileceğiniz küçük şelale ve dere kenarı gibi sakin ortamlar da bulunuyor. Fotoğraf çekmek, resim yapmak gibi hobileri olanlar için eşsiz…

Tüm geziniz sırasında denize yüksekten bakan restoranlarda günlük deniz ürünlerinin lezzetini tadıp, Kartaltepe’den Kıyıköy’ün seyrine doyum olmayan manzarasına, dağların arkasından batarken moraran güneşin son ışıklarına bakarak çay bahçelerinde yorgunluk atabilirsiniz.

Ağva derelerini anımsatan Kıyıköy dereleri henüz bakirliğini kaybetmemiş. Her iki tarafında yer alan sık ağaçlar kuşlara ev sahipliği yaparak, dereyi gezmeye gelenlere eşsiz güzellikler sunarken, kuşlar verdikleri resitallerle konukları ağırlıyorlar. Kıyıda bulunan kiralık deniz bisikletlerinden birine binip başlıyorsunuz durgun derede pedal çevirmeye. Yemyeşil ortam, su sesi ruhunuzu dinlendiriyor. Orman içindeki dere geziniz boyunca dipte ve kıyılarda su yüzüne çıkanlar ile çıkmaya çalışan geniş yapraklı bitkiler net olarak görülüyor, su yüzeyine yayılan yapraklarda, nilüfer çiçekleri yanında güneşlenen su kaplumbağaları, kurbağalar birkaç metre yakınlarına kadar yaklaşmanıza izin veriyorlar.

Bir zamanlar korsan teknelerin saklandığı koylar içindeki dev mağaralar günümüzde de ziyaretçilerin akınına uğrarken, Kartaltepe’den görünen manzara ziyaretçileri büyülüyor. Derelerin kavisli akışıyla oluşan dairesel kumsal, yaz aylarında kampçı ve deniz severlerin gözdesi. Aynı kıyıda yer alan, önüne dek araçla gidebileceğiniz, kayalara oyularak yapılmış mağara kilise de bir başka görülmesi gereken antik kalıntı. Şehir suları, tipik köy evleri, dantel gibi işli Karadeniz kıyıları, görebilecekleriniz arasında.


Şayet gezinizi yaz aylarında yapmayı planlıyorsanız, ne tarafa aktığı belli olmayan durgun derelerde kiralayabileceğiniz bir sandalla, kuş cıvıltıları ve kürek sesleri arasında dingin bir yolculuk yapabilir, balık tutmanın zevkine varabilirsiniz.

Read more »

Abant’a Yolculuk…

Bolu’nun 34 km. güney batısında yer alan Abant, denizden 1328 metre yükseklikte bir tatlısu gölü. Toprak kaymaları sonucu oluşan abant. 1.28 kilometrekarelik bir alanı kaplıyor. En derin yeri 18 metre. Gölün etrafı çam, köknar, kayın ağaçlarından oluşan ormanlarla kaplı..

Abant, her mevsim farklı güzel..Kış aylarında doyumsuz bir kar manzarısıyka karşılıyor sizi. Kışın hemen hemen dört ayı her taraf karla örtülüyor ve gölün yüzeyi buzla kaplanıyor. Gölün etrefında at, fayton veya kızaklarla dolaşmanız mümkün.

İlkbaharın gelmesiyle birlilkte gölün yüzeyi nilüferlerle kaplanıyor. Göl çevredeki dağların yeşiliyle renkleniyor.

Gölde olta balıkçılığına da izin veriliyor. Ücret karşılığı benekli mercan ve alabalık avlanabiliyorsunuz.

Nasıl Gidilir

Abant gölünün çevresi 6.5 kilometre..Göl çevresinde tur atmanın keyfi bambaşka. Lezzetli alabalıkların bulunduğu ve olta balıkçılığı zevkinin tadıldığı Abant’ın çevresi, bitki ve hayvan türleri açısından oldukça zengin. Kışın gölün donduğu zamanların dışında,gölde su bisikleti ve sandalla gezmek mümkün… Read more »

piknik alanları

Başkentliler yükselen hava sıcaklıklarıyla birlikte hafta sonları Mogan Park Göksu Park Harikalar Diyarı ve Mavi Göl gibi rekreasyon alanlarında piknik yaparak stres atıyor. AA muhabirinin yaptığı derlemelere göre son 10 yıl içinde toplam 4 milyon 573 bin metrekare büyüklüğünde rekreasyon alanı başkentlilerin hizmetine sunuldu.

Başkentliler kent merkezine yakın yerlerde bulunan rekreasyon alanlarının tümüne toplu taşıma araçlarını kullanarak ulaşabiliyor.

Belediye tarafından Sincan’da bulunan Yunus Göleti alanında yapılan Harikalar Diyarı Rekreasyon Alanı da başkentlilerin tercih ettiği mesire alanlarından biri… Vatandaşlar Harikalar Diyarı’na Sincan veya Fatih hattında çalışan toplu taşıma otobüsleri ile gidebiliyor. Harikalar Diyarı 1 milyon 300 bin metrekarelik alanıyla aynı zamanda Avrupa’nın da en büyük kentsel parklarından biri durumunda.

Yaklaşık 771 bin metrekaresi yeşil alan 330 bin metrekaresi yol ve meydanlar 40 bin metrekaresi otopark alanı 67 bin metrekaresi yapı alanı 92 bin metrekaresi su alanları olarak planlanan Harikalar Diyarı içinde Başkentli çocuklar için 25 bin metrekarelik bir alana kurulu ‘Masal Adası’ bulunuyor. Özel bir peyzaj çalışması ve ışıklandırma bulunan Masal Adası’nda çeşitli masal kahramanlarının kendi mekanlarında canlandırıldığı ve filmlerinin oynatıldığı 12 cep sineması da miniklerin beğenisine sunuluyor.

Read more »

karagöl

Yamanlar Dağı’nı tırmanırken İzmir Körfezi’ni hiç bu kadar yüksekten seyretmediğinizi farkedeceksiniz. Dağın tepesine geldiğinizde birden yemyeşil ağaçlar arasında sürpriz gibi Karagöl belirecek.

Karagöl 35 dekarlık minik bir krater gölü. İçinde yüzen ördekleri, yapraklarını suya eğen söğüt ağaçlarıyla bir fotoğraf karesini andırıyor. Karagöl’ün mitolojide de yeri var. İzmirliler Bayraklı’ya yerleşmeden önce Karagöl’ün bulunduğu çevrede yaşarlarmış.

İzmir çevresi haftasonu gezileri için mükemmel fırsatlar sunar. İster deniz kenarına gidebilir, ister dağlara çıkabilir, isterse İzmirliler’in bile henüz keşfetmediği köyleri gezebilirsiniz. Mesafelere bağlı olarak İzmir’de genel olarak şöyle bir kural işler: Konak, Göztepe, Balçova taraflarında oturanlar yazın deniz, kışın haftasonu gezileri için Çeşme-Karaburun ya da Kuşadası taraflarını tercih eder. Karşıyaka’da oturanlar içinse rota Foça, Çandarlı, Dikili tarafları olur. Bu hafta size tanıtacağımız Karagöl, İzmir’in plakasında 35,5 yazdığı farzedilen tarafında yani Karşıyaka’da bulunuyor. Ama tüm İzmirliler’in, hatta İzmir’e yolu düşenlerin en az bir kez görmeleri gereken bir yer. En azından efsaneye göre ilk İzmirlileri ve Tantolos’u anmak için.

Read more »