image

Hırvatistan’a ya da Adriyatik – Dalmaçya taraflarına kim giderse gitsin, arama tarama yaptığında HVARadasını mutlaka duyacaktır. Hvar adası ada olmasının ötesinde eğlencesi ile öne çıkan bir yer haline geldiği için bugün Mikonos adası ile karşılaştırılıyor. Biz daha önce Mikonos adasına gittiğimiz için mukayeseyi yapabildik ve kararımız; Evet bugün için tam olmasa da, bir kaç zaman sonra gerçekten eğlence konusunda Mikonos’a büyük bir rakip diyebiliriz.

Aslında HVAR adasına biz biraz şanssız başladık. Salı sabahı Pınar’ı almaya gidip, hem Saraybosna hem Mostar’ı gezince, vakit epey geç oldu. Haritalardan takip edebildiğimiz kadarı ile de bir an önce Hvar’a geçelim diye önümüze çıkan ilk feribota kendimizi attık. Haritaya göre Hvar adasına geçiş çok yakın gözüküyordu.

Yazinin Devamını Okuyun »

Ormanlarla kaplı dağların arasında 16 göl ve bunları birbirine bağlayan rengarenk şelaleleriyle gizli bircennet Plitvice Gölleri… Yüksekten sonsuzluğa akarmış hissi veren sular yere ulaştığında ortaya muhteşem bir görüntü çıkıyor.

Hırvatistan, Avrupa’nın ortasında 4,5 milyon nüfuslu küçük bir ülke. Bu küçük ülke doğal güzellikleri ve tarihi değerleri ile büyük bir öneme sahip. Sahip olduğu 5.835 km’lik büyüleyici sahil şeridi ve parkları bu ülkeyi Orta Avrupa’nın gözdelerinden biri yapıyor. Plitvice Gölleri’nin bulunduğu bölge 1949’da Ulusal Park statüsüne alınmış. UNESCO’nun bu bölgeyi Dünya Doğal Mirası listesine eklemesiyle başkent Zagreb ve kıyı kısmındaki Zadar arasında kalan Plitvice Gölleri dünyanın ilgi odağı haline gelmiş.

Bu parkı eşsiz kılan asıl nokta, on altı gölün birbirlerine küçük şelalelerle bağlanarak oluşturduğu büyüleyici görüntüler. Eğer planlarınız içinde Plitvice’yi görmek varsa, sadece fotoğraf makinenizi değil, video kameranızı da yanınıza almanız önerilir. Sekiz kilometre karesini göllerin kapladığı toplam 300 kilometrekarelik parkta doğal yaşam olduğu gibi korunmuş durumda. Burada yüzlerce çeşit canlı yaşıyor; geyikler, kurtlar, ayılar, kuşlar bir arada… Ülkeye hayli fazla turist çeken bu parktaki zengin bitki örtüsü de görülmeye değer. Çeşit çeşit bitkilerin büyüleyici renkleri deyim yerindeyse gözlerinizi yakıyor, kokuları ise başka alemlere sürüklüyor.

Yazinin Devamını Okuyun »