image

Yeşilin her tonunun cömertçe sergilendiği Ayancık mükemmel plajı ve doğal güzellikleriyle Sinop’un en önemli turizm merkezidir.

Ayancık Gezilecek Yerleri

Çangal Dağı

Ayancık’ın en güzel mesire yerlerinden biridir. Harika çam ormanları, rengarek çiçekleri, temiz havası yörenin özellikleri arasındadır. Akgöl yaylasıda burda yer almaktadır.Dört mevsim ayrı bir güzelliği vardır.

Akgöl

Ayancık ilçesinin güneyinde Ayancık-Kastamonu yolunun 31.km’sinde, yoldan 5km içeride bulunan Akgöl, 1200 metre yüksekliktedir. Etraftaki sık köknar ormanları içinden akan iki çayın birleşerek oluşturduğu göl ortalama 3 dönümlük alanı kaplamaktadır. Gölün yanında orman işletmesine ait bir tesis bulunmaktadır. Günü birlik piknik için uygun olan göl civarındaki orman içlerinde piknik masaları ve ızgara yerleri bulunmaktadır. Çevre ormanlarda yaban domuzu, ayı, kurt, çakal ve tavşan gibi av hayvanları mevcuttur. Akgöl’e ulaşmak için inilen 5km lik yol stabilize olup buradan da İnaltı bölgesine dogru yol devam etmektedir. Bu yol üzerinde bulunan Alabalik Tesisleri, İnaltı Mağarası; safari ve yürüyüşler için de müsaittir. Kış mevsiminin uzun geçtigi bölgede küçük kayak pistleri, yayla , av ve dağ turizmine yönelik tesisler yapılmasına uygun yerler mevcuttur.

Read more »

 

 

Antalya’nın küçük sahil kasabası Kaş, her ne kadar artık gözde bir turizm merkezi olsa da o eski mütevazı güzelliğinden hâlâ bir şey kaybetmedi ve müdavimleri Kaş’tan asla vazgeçemiyor. Gerçekten de Kaş küçük sokakları, begonvilli pansiyonları, her bütçeye uygun otel ve restoranları, lacivert denizi, tekne turları, batık kenti ve mitolojik tarihin önemli eserlerine ev sahipliği yapıyor olmasıyla bir kez gideni bir anda kendine bağlayıverir. Antik çağda insanlar Antiphellos adını vermişler Kaş’a. Aslında Kaş’ın bu adı almasında, komşusu olduğu diğer Lykia kentinin, Phellos’un etkisi de yüksek. Phellos, eski Yunanca’da ‘kayalık yer’ anlamına geliyor. Antiphellos ise; ‘kayalık yerin karşısı’. Kasabanın Kaş adını almasındaki rolü bu kez Meis adası oynuyor. Kıyıdan Meis’i seyredenler onu insan gözüne benzetirlermiş. Adanın karşısına düşen, yarımada uzantısı ise sanki bu gözün üzerindeki kaş gibiymiş. İşte böylece Kaş’la göz birbirlerini tamamlamışlar. Antik çağda Lykia bölgesinin küçük ama çok önemli liman bölgesiymiş Kaş. Ayrıca Antalya’nın yer aldığı antik Pamphylia bölgesini, Phaselis ve Patara üzerinden antik Karia’nın önemli kentleri Stratonikeia ve Alabanda’ya bağlayan yolun üzerinde olduğu için de dönemin önemli merkezlerinden biri olmuş. Kaş bugün de aynı özelliğini koruyor aslında. Tarihi ve turistik pek çok beldenin tam arasında olan Kaş hem kendine has güzellikleri hem de Kekova, Demre, Kalkan, Patara, Saklıkent ve hatta Fethiye’ye olan yakınlığı ile de hareketli ve bol gezili bir tatil imkanı sağlıyor.

Read more »

Polonezköy; İstanbul’un Anadolu yakasında Beykoz sırtlarına kurulu şirin bir yer, eski bir Polonya köyü. Polonezköy 1830 Polonya Ayaklanması sırasında hükümet başkanı, daha sonra da Polonyalı sürgünlerin siyasi lideri olan Prens Adam Czartoryski tarafından 1842 yılında kurulmuş.

Padişah Abdülmecit’in izniyle 1800’lü yılların ortalarında köye yerleşen göçmenlerin torunları, hala köyde yaşıyor. Ülkelerinin 1842′de işgal edilmesiyle, mücadelelerini yurt dışında sürdürmek isteyen bir grup Polonyalı’nın kurduğu ve adlarını verdikleri tabiat ve yaşam diyarı. Binbir çeşit ağaç ve bitki türüyle gelenleri kendisine hayran bırakıyor. Bahar ayları Polonezköy’ün canlanışına sahne oluyor. Oksijen içinde yapılan keyifli gezilerin yanı sıra, özel koşu ve bisiklet parkurlarından da faydalanılan Polonezköy, paintball, binicilik, tenis ve golf gibi sporları yapmak için de ideal bir yer. Köyde denize giremeseniz de bahçeleri, kır lokantaları, piknik alanları, şirin otelleri, doğa sporları, dinlenme ve at binme olanaklarıyla huzurlu bir tatil yapabilirsiniz.

Read more »