image

Archive for the ‘Yurtdışı Tatilleri’ Category

Küçük, sevimli ve düzenli bir ülke, Singapur…Singapur da tropikal tatlar, değişik soslarla bezenmiş yemeklerin tadına bakmalısınız. Singapur da, her yerde her ülkenin mutfağını bulabilmeniz mümkün. Keyifle yemek yemek için özellikle Singapur Nehri’nin kıyısını tercih edebilirsiniz; bir yanda yeşil bir doğa, bir yanda nehir manzarası “değmeyin keyfinize”

Singapur, küçük, düzenli, sevimli ve çok temiz bir ülke… Çevre temizliğine çok dikkat ediyorlar, yollara sigara izmaritini atmanın bedeli bile çok ağır.

Singapur; göklere uzanan gökdelenleri, değişik yapıları, Singapur Nehri ve Singapur Limanı ile gezilmeye değer yerler arasındadır. Doğaya ve hayvanlara çok düşkün olan Singapur halkı, bu sevgilerini içlerinde tutmayı bırakmış ve çok güzel hayvanat bahçeleri, parklar ve tabii ki de orkide bahçeleri oluşturmuşlardır. Böylece hem kendileri için bir görsel şölen hazırlamışlar, hem de turistleri bu ülkeye çekmeyi başarmışlardır.

Sentosa Adası: Bu adaya “Faber Tepesindeki” teleferikle ulaşabilirsiniz. Adaya giden yoldayken göreceğiniz manzara sizi büyülemeye yetecektir. Sentosa Adası yemyeşil bir cennet gibidir adeta. Bu adada büyük bir hayvanat bahçesi olmasına karşın etrafta özgürce uçan kuşlar, maymunlar ve birçok sevimli hayvanla karşılaşmanız mümkün.

Read more »

Ormanlarla kaplı dağların arasında 16 göl ve bunları birbirine bağlayan rengarenk şelaleleriyle gizli bircennet Plitvice Gölleri… Yüksekten sonsuzluğa akarmış hissi veren sular yere ulaştığında ortaya muhteşem bir görüntü çıkıyor.

Hırvatistan, Avrupa’nın ortasında 4,5 milyon nüfuslu küçük bir ülke. Bu küçük ülke doğal güzellikleri ve tarihi değerleri ile büyük bir öneme sahip. Sahip olduğu 5.835 km’lik büyüleyici sahil şeridi ve parkları bu ülkeyi Orta Avrupa’nın gözdelerinden biri yapıyor. Plitvice Gölleri’nin bulunduğu bölge 1949’da Ulusal Park statüsüne alınmış. UNESCO’nun bu bölgeyi Dünya Doğal Mirası listesine eklemesiyle başkent Zagreb ve kıyı kısmındaki Zadar arasında kalan Plitvice Gölleri dünyanın ilgi odağı haline gelmiş.

Bu parkı eşsiz kılan asıl nokta, on altı gölün birbirlerine küçük şelalelerle bağlanarak oluşturduğu büyüleyici görüntüler. Eğer planlarınız içinde Plitvice’yi görmek varsa, sadece fotoğraf makinenizi değil, video kameranızı da yanınıza almanız önerilir. Sekiz kilometre karesini göllerin kapladığı toplam 300 kilometrekarelik parkta doğal yaşam olduğu gibi korunmuş durumda. Burada yüzlerce çeşit canlı yaşıyor; geyikler, kurtlar, ayılar, kuşlar bir arada… Ülkeye hayli fazla turist çeken bu parktaki zengin bitki örtüsü de görülmeye değer. Çeşit çeşit bitkilerin büyüleyici renkleri deyim yerindeyse gözlerinizi yakıyor, kokuları ise başka alemlere sürüklüyor.

Read more »

Sidney Avustralya’daki en eski yerleşim merkezlerinden biridir. Ülkenin ekonomik dahil her açıdan merkezi olmasına rağmen gerçekte başkenti değildir. Jackson Limanı’nın kıyılarında kurulmuştur.
Sidney Botany Körfezi ile Pittwater arasında yaşayan Darut kabilesinin anayurdu olarak bilinmektedir. Bu sebeple burada tarih öncesinden kalma çok sayıda yerleşmeler bulunmakta; yer isimlerinin de çoğu bu eski yerleşmelerden gelmektedir.

Sidney‘de yaşam 1778 yılında bir sömürge kolonisi olarak başlamıştır ve şehir altmış yıl boyunca İngiliz toplumunun istenmeyen suçlu kişilerini barındırdı. Bu kötü başlangıca rağmen Sidney şu anda dünyaca ünlü bir kültür ve sanat merkezi haline gelmeyi başarmıştır.

Read more »

Denizin ortasından doğan ada : Rodos adası, Yunanistan’a bağlı olan 12 adadan (“dodeca/on iki” ve “nesos/ada” ) en büyüğüdür. UNESCO tarafından “kültürel miras” olarak koruma altına alınan adanın, doğusunun Akdeniz’e batısının, Ege denizine kıyıları vardır. Konumu ve yılın her günü güneş alan sahilleri, St. John şövalyelerinin izlerini taşıyan tarihi güzellikleri ile dikkat çekici bir yerdir. Mitolojik tanrıların Rodos adasını, denizin içinden güneş tanrısı “Helen” için yaratıldığına inanılan bir çok efsane ile Rodos Adası, yılın her mevsimi gezmek ve keşfetmek için çok güzel bir yer.

Rodos Adası : ana merkez sayılan Rodos şehri ve birçok tatil beldesine sahip bir adadır. Adada genel olarak şövalyelerin izleri vardır ve buda adaya çok farklı bir hava katmaktadır. Rodos halkının yıllardır geçimlerini turizmden kazanmalarından dolayı tatil adına arayabileceğiniz her şeyi size sunmuşlardır.

Rodos şehri : Rodos’ta görülebilecek bir çok yer var. Evleri, dar sokakları ile her yeri ayrı bir güzel. Ancak özellikle görülecek yerlerin arasında; Apollon Tapınağı, Mandraki Limanı ve Antik Tiyatro’dur. Ada’da St. John Şövalyeleri’nin izleri hale sürmekte olduğunun ispatı olan caddeler, kiliseler, saraylar ve Türk adını taşıyan camiler görülmeye değer yapılar arasında yer alıyor.

Daha ilk bakışta bile anlaşılabilecek şekilde “Eski şehir” ve “Yeni şehir” olmak üzere Rodos şehri ikiye ayrılır. Genellikle Rodos Adası’nda Eski Şehir ziyaretçilerin dikkatini çeker.

Eski Şehir : Ortaçağa ait 6 kapıdan oluşan bir kalenin içine kurulmuş bir şehirdir. Yüzyıllar önce yaşanmış olaylar, atlı şövalyelerin gezdiği dar sokaklar, kalenin mistik havası ve içerisinde bulunan yapıları ile ilgi çekmektedir.

Read more »

Binlerce yıllık bir tarihe sahip olan Malta, bir takım adalar topluluğudur. En büyük adalar olan Malta, Gozo ve Comino adalarının hepsi de tarihi dokuları, kendilerine has özellikleri ve masmavi denizleriyle eşsiz bir bütünlük oluşturmaktadır. Malta’da ilk görülmesi gereken yerlerden biri, tarih boyunca bir çok ordunun işgaline uğramış olan, paylaşılamayan ve dünya mirası listesinde olan Valetta’dır. Ülkenin başkenti de olan Valetta bir yarım ada görüntüsündedir ve inanılmaz bir tarihi dokuya sahiptir. Şehir Malta Hükümeti’ne de ev sahipliği yapmaktadır. Katolik bir ülke olan Malta’da birçok görkemli katedral ve kilise vardır. Bunların en göz alıcıları Valetta’da bulunmaktadır. Ayrıca Valetta büyük limanıyla dünya denizciliğinde önemli bir yere sahiptir.

Malta’nın bir başka tarih beşiği Sessiz Şehir olarak anılan ve dar bir kapıdan yaya olarak girilen, hiçbir motorlu taşıtın giremeyeceği dar sokaklara sahip, tipik bir orta çağ şehri olan Mdina’dır. Read more »

 

Lizbon Portekiz’in başkentidir. Tarihi çok eski zamanlara dayanan bir şehir olduğu için bir çok farklı kültürün izlerini taşıyan bir şehirdir. Ancak bu şehirde yaşanan depremler yüzünden bir çok eserini kaybetmiştir.

Balem Kulesi, köprüleri, karışık, dolambaçlı, yokuşlu yoları ve bir çok tepeden oluşan bu şehir için İstanbul benzetilmesi yapılmaktadır. En iyisi siz keşfedin, bu benzerliği ya da farklılığı…

Belem Kulesi: Belem Kulesi, İstanbul’da bulunan Kız Kulesi benzerinde bir yapıdır. Denizin içinde olan bu yapı, eskiden sefere çıkan denizcileri gözlemleyebilmek için inşa edilmiştir. Belem Kulesi’ni ziyarete gittiğinizde, bu semtte bulunan müzeleri, parkları görmeyi de ihmal etmeyin.

Belem Coach Museum: Bu müze sizi, masal diyarlarına götürebilecek kadar fantastik bir yer, kraliyet zamanlarında kullanılan faytonların sergilendiği bir müze. Bu müze tam anlamıyla, zenginlik ve ihtişamın o zamanlarda nasıl yaşandığının birer göstergesidir.

Köprüler: Lizbon Tagus Nehri tarafından ikiye ayrılır. Bu nehrin üzerinde iki tane köprü vardır. Bu köprülerin en meşhur olanı ise, 25 Abril Köprüsü’dür. Lizbon’un köprüleri, bir yakayı öbürüne bağlayan bir köprü olmanın dışına çıkıp, Lizbon güzel manzarasına oldukça güzellikler katan bir sembol halini almıştır.

Read more »

BUDAPESTE

Budapeşte’ye gittiğinizde karmaşık bir kimlikle karsılaşacaksınız. Bir tarafta batinin lüksünü, diğer bir yandan da basit gelenekleri seyredebileceksiniz. Macaristan’ın başkenti olan Budapeşte yılın en sıcak aylarını temmuz ve ağustosta yaşıyor. Yılın en soğuk ayları ise Ocak ve Şubat aylarında yaşanıyor. Macarların resmi tatilleri ise söyle; 1 Ocak Yılbaşı, 15 Mart Ulusal Tatil, 20 Agusot St.Stephen’s Day, 23 Ekim Cumhuriyet Bayramı, 1 Kasım All Saint’s Dat, 25 ve 26 Aralık ise Christmas olarak kutlanıyor. Tatil günlerinde, dükkânlar, müzeler ve bankalar kapalı oluyor.

Macaristan’da konaklamak için birbirinden güzel oteller bulunuyor. For Seasons Hotel Gresham Palace, Hilton Budapest, Awuarium Youth Hostel, Art’Otel Budapest by Park Plaza ve Budapest MarriotÇok sayıda müzesi, görkemli yapıları, 1300’e yakın kaplıcası ile Budapeste tam anlamıyla bir kültür ve sağlık şehri… Şehir Tuna nehri tarafından Buda ve Peşte olarak ikiye bölünmüş… Buda tarafında bulunan, “Kale Dağı’na” çıktığınızda mükemmel bir manzara ile karsılaşacaksınız!
Budapeşte gezinize ilk olarak Tuna Nehri’nde yapacağınız bir gemi turuyla başlayabilirsiniz. Bu tur sayesinde, Buda ve Peşte’nin muazzam görüntüsünü seyrederken şehirle ilgili olumlu gözlemleriniz olacak. Bu gezinizde Tuna Nehri’nin iki yakasını birbirine bağlayan 8 köprüden en güzeli olan “Aslanlı Köprüsü’nün” görünüşü sizi fazlasıyla etkileyecektir.

Read more »