
|
Heybeliada’ya ulaşım Kabataş, Sirkeci ve Bostancı iskelelerinden kalkan vapur ve denizotobüsü ile sağlanıyor. Eğer vapur başka bir adaya uğramazsa, Heybeliada’ya Bostancı’dan yaklaşık yarım saat süren keyifli bir deniz yolculuğu sonunda ulaşıyorsunuz. İskeleye yaklaşırken, sahildeki Deniz Lisesi’ni, yani eski Bahriye Mektebini göreceksiniz. Bu okulun orada olmasından mı bilinmez, vapurdan iner inmez Heybeli’nin , Büyükada ile ne kadar farklı olduğunu görüyorsunuz. Çok daha az gürültü, daha az kalabalık bir ada karşılıyor sizi… Heybeli biraz sanki sakinliğin adası gibi… KISA GÜNÜN KARI ORHAN PAMUK SOHBETİ |
|
Bozdağ Kayak Merkezi, İzmir-Ödemiş ilçesinde Bozdağ Köyü sınırları içinde Bozdağı ‘nda kurulmuştur. Bozdağ, hem bir kasabanın hem de dağın ve kayak merkezinin adıdır. Kasabadan çıkıp dağın zirvesine doğru kıvrılarak ilerleyen yol sizi Bozdağ Kayak Merkezine çıkarır. İzmir Torbalı mevkiinden 150 km. Salihli mevkiinden 130 km. uzaklıktadır. Şehir merkezinden Bozdağ kayak merkezine otobüs veya özel araçlarla ulaşmak mümkündür.
Bozdağ kayak merkezinde kayak alanları 1528 m. - 2157 m. yükseklikleri arasındadır. Bozdağ kayak merkezi özellikle dağın kuzeye bakan yamaçlarında Alp disiplini kayak uygulamaları yapmak için elverişli bir ortam sunar. 2 adet teleski bulunmaktadır. Bunlar ; 650 metre çıkış 1200 metre iniş , 450 metre çıkış 900 metre iniş kapasitelidir. 1 adet de telesiyej hizmet verir. Tesisin kapasitesi 1549 metre çıkış saatte 1000 kişidir. |
|
Akçakoca İlçesi,Karadeniz bölgesinin batı ucunda yer alır ve Düzce İlinin denize açılan kapısı konumunda en büyük ilçesidir.Ankara’ya 2.5 saat,İstanbula 2.15 saat yakın mesafesiyle 1950 li yıllardan itibaren Türkiye‘mizde turizmi ilk başlatan merkezler arasında yer almıştır. 1950 lerde başlayan turizm faaliyetleri günümüze kadar artarak devam etmiştir.
|
|
Her iki köprüyü kullanarak Avrupa yakasından Anadolu yakasına geçenlerle, zaten Anadolu yakasında oturup tüm aileyi aracına dolduranlar, otobüsler, motosikletliler tek sıra günün erken saatlerinden itibaren Şile’nin yolunu tutuyorlar. Güzergâh sonunda sadece Şile yok tabii. Kimi daha Şile’ye gelmeden keşfettiği koylara, Riva’ya kaçamaklar yaparken, birçoğu rotayı yolun devamında yer alan diğer nefes borularına çeviriyor. Kabakoz, Ağva ve diğerleri sıcaktan bunalan, stresten yorulan bedenlere doping kaynağı oluyor. Şile denince ilk akla gelenler Şile Deniz Feneri, Şile Bezi, Şile Kalesi, Akşam güneşi, Ağlayan Kaya Mağaralarıdır ama şimdi geçin bunları bir kalem. İlgi, özlem, her şey Şilenin alabildiğine uzanan parlak kumsalına, sığ denizine. Daha Şile’ye girmeden sola ayrılan yol başında gişeler ve görevliler “hoş geldiniz efendim”lerle karşılıyor sizi, giriş ücreti olarak 12 milyon liranızı alıp, otoparklı plaj sahasına buyur ediyorlar. İlk kez geliyorsanız Tanrım bu ne kalabalık? Yoksa burası Cin Halk Cumhuriyeti mi? Demenize neden olacak bir panorama sizi kökten sarsıyor. Ne var ki bu kalabalıktan hiç ama hiç kimse rahatsız görünmüyor her araç sahibi bir araçlık yer bulduğu anda mıntıkaya yerleşiyor. Bu kâh denize uzak bir nokta veya otoparkın ta gerilerinde bir yer olabiliyor.. |
|
Deniz, kum, güneş, tarih, termal kaynaklar, zeytin ve çam ormanları, endemik bitki türleri, Kazdağları’nın efsanevi güzellikleri ve bol oksijeni ile dünyanın en güzel, en sağlıklı turizm çekim merkezi Balıkesir’e şöyle bir tura çıkmaya ne dersiniz?Tarihi ile oldukça zengin bir mirasa sahip olan Balıkesir, çevrsinde bulunun tarihi kalıntıları, konakları, camileri, türbeleri, kiliseleri ve eski dönemlere ait şehir merkezleri ile ziyarete gelen yerli yabancı turistlerin oldukça ilgisini çekiyor. 1297-1360 yılları arasında Karesi Beyliği’nin kurulduğu Balıkesir günümüz itibariyle önemli bir turizm merkezidir. İkinci derecede gelişmiş iller grubundan olan Balıkesir, üç büyük ilimiz olan İstanbul, Bursa ve İzmir’in ortasında bulunuyor. İşletme Belgeli tesis sayısı bakımında 82 tesis ile Türkiye’nin 7. sırasında bulunuyor. Balıkesir özellikle yaz aylarında Erdek, Akçay, Ayvalık ve Burhaniye gibi yerleşim birimleri ile oldukça gözde konuma geliyor. Hem Egde Denizi’ne hem de Marmara Denizi’ne kıyısı bulunan bir şehrimiz olması bakımından ise yazın turistler tarafından yoğun olarak tercih ediliyor. |
|
Gemlik’ten çıkmak üzere Armutlu Yarımadasını gezmeye başlıyoruz. Yolumuz üzerinde bulunan tatil merkezleri, emekli cennetine dönüşen yazlık sitelerle kaplı sahil köyleri, kaplıca sularında şifa arayanların çok iyi bildiği yerleşim alanları bir yana, bu gezimizde yarımadanın değişen portresi içinde gizli kalmış yeni sırları tanıyacak, havasıyla, panoramasıyla, lezzetleriyle bambaşka özelliklere sahip parkuru cümlelerle, fotoğraflarla gözler önüne sereceğim…
|
|
Birçok kültürün izlerini taşıyan ada, dar ve çiçeklerle bezenmiş sokakları, temiz denizi ve üzüm bağlarıyla Bozcaada, her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlıyor. ÇANAKKALE - Tarihin babası olarak kabul edilen ünlü filozof Heredot’un “Tanrı, insanlar uzun ömürlü olsunlar diye Bozcaada’yı yaratmış” dediği ada, antik dönemlerden günümüze pek çok uygarlığı topraklarında barındırmış, her dönem turizmin göz bebeği olmuş. Türkiye’nin köyü bulunmayan tek ilçesi olan ve Çanakkale Boğazı’nın 12 deniz mili güneyinde yer alan, çevresi 38 kilometre uzunluğundaki Bozcaada’nın alanı 36.67 kilometrekare olup, etrafındaki irili ufaklı 17 adacıkla 37.6 kilometrelik yüzölçüme sahip. Antik çağda Leukophrys, Yunan mitolojisinde ise Tenedos adıyla bilinen Bozcaada’nın ilk sakinleri Akaların bir kolu olduğu ve M.Ö. 2000 yıllarında yerleştikleri tahmin edilen Pelasglar. Akalardan sonraFenikeliler, Atinalılar ve Yunanlıların hakimiyetine giren ada, M.Ö.493’de Pers istilasına uğramış, M.Ö.334 yılında ise Büyük İskender’in himayesine girmiş. Ege Denizi’nin mavisiyle çevrili adeta bir cennet köşesi olan, antik dönemlerden günümüze pek çok uygarlığı topraklarında barındıran Bozcaada, kültür ve turizm potansiyeliyle her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlıyor. |






