
Çam ağaçlarının Akdeniz’in berrak sularıyla buluştuğu, masmavi gökyüzünün altındaki büyüleyici doğasıyla Turunç koyu, adeta tabiat ananın boş bir zamanında özenle yarattığı bir yer.
Dünyada temiz sulara sahip sayılı koylardan biri olma özelliğiyle tüm yerli ve yabancı doğa aşığının ilgi odağı haline gelmiş olan Turunç’da yaşam, insana inanılmaz bir zevk veriyor. Turunç’un tarihçesine kısaca göz atarsak ; Bölgeye ilk yerleşenlerin Toroslardan gelen Yörükler olduğu söylenmektedir. Bu bölgelere yerleşen insanlar o zamanlarda dağlarda yaşamanın bir getirirsi olan ve geçim kaynaklarını sağlayan, arıcılık, hayvancılık, kekik, defne ve adaçayı gibi dağ ürünlerinin üretimiyle geçimlerini kazanıyorlardı. Şimdilerde de Turunç bölgesi, turizm potansiyeli oldukça yüksek bir belde olsa da hala geçim kaynağı olarak defne, adaçayı, bal, narenciye, üzüm, kavun, karpuz gibi ürünlerden geçim kaynaklarını kazanıyorlar. Bu doğal ürünler hem Turunç’un doğal güzelliklerini güzellik katıyor. Hem de doğal ürünlerin tadına bakabiliyor olmak ziyaretçilerin oldukça ilgisini çekiyor.




Osmanlı sivil mimarisinin en görkemli köy yerleşimini günümüze ulaştıran Cumalıkızık, son yıllarda ülkemiz yanında tüm dünyada da tanınmaya başlamıştır. O kültür varlıkları yanında doğal varlıklarca da zengindir.





Son Yorumlar