image

Fethiye ilçe merkezinin güneyinde ve Belceğiz Körfezi’nin kuzey kıyısındaki koy. Ölüdeniz, Türkiye’nin bilinen en küçük koylarından biridir. Bir benzerine ender rastlanır bu büyüleyici doğa köşesi, hareketsiz denizi, deniz ürünleri ve kumuyla ilgi çeker.

Ölüdeniz’i çevreleyen kumsal alan üzerinde yer yer defne, mersin gibi Akdeniz iklimine özgü bodur bitkiler vardır. Kumsalın seçilmiş yerlerine, ziyaretçilerin gereksinimlerini karşılamak üzere büfe, kafeterya, soyunma-giyinme odaları, açık duşlar yerleştirilmiş durumdadır. Ayrıca kumsalın kuzey kıyısında yazlık evler, lokanta ve motel tesisleri vardır.

Dipten kaynayan soğuk su kaynaklarıyla da beslenen Ölüdeniz, kimi kesimlerde soğuktur. Kirlenmeye karşı önlem olarak, kumsaldaki denetimler sıklaştırılırken, yatların Ölüdeniz’e girmesi de yasaklandı.

Yüzme ve su sporları için kristal berraklığında turkuvaz renkli denizi, bembeyaz kumsalı ve gökyüzünden hiç eksik olmayan güneşi ile dünyanın gözdesi Ölüdeniz’i keşfedin… Durgun suyu ve korunaklı yapısıyla Ölü bir denize benzeyen lagün, Kumburnu Ulusal Parkı ve Belcekız Plajı size kolayca doyamayacağınız doğal bir cennet manzarası içinde tatil olanağı sunuyor.

Read more »

 

Kleopatra plajı Alanya’nın tarihi Yarım adasının Batısından Damlataş plajının bitimi ile hemen başlar ve 2 kilometrelik bir uzunluğuna sahiptir. Kleopatra plajı adını M.Ö.69 -M.Ö.30 yılları arasında yaşamış Antik Mısır’ın son Helenistik kraliçesi Kleopatra’dan almıştır. Efsaneye göre Roma generali Antony , Alanya ve çevresini Mısır kraliçesi Kleopatra’ya hediye ettiğinde , Kleopatra her gün kale yamacında banyo yapmak için Kleopatra plajına inermiş. Aslında , Kleopatra’nın yüzmek istediğinde kullandığı ve kaleden direk olarak plaja giden bir tüneli varmış. Mısır Kraliçesi Kleopatra Akdenizde çıktığı her sefer sırasında Alanya’ya uğramış ve bu plajda denize girermiş.

 

Kleopatra plajı; denizinin ve sahilinin altın renkli kumu olması, geniş bir sahil alanından oluşması ve berrak denizi 8-10 metreye kadar sığ olması başlıca özelliklerindendir.  Mavi bayraklıdır. Bu kapsamda mavi bayrağın anlamının da kısaca açıklamak gerekirse Avrupa Topluluğu, kendi ülkelerinde yüzme amacı ile kullanılacak göl ve deniz suları için gerekli su kalitelerini belirleyen mikrobiyolojik parametreleri, yol gösterici ve uyulması zorunlu hükümler olarak ortaya koymuştur. Bu çalışmalar 1987 yılında Avrupa Çevre Eğitim Vakfı (FEEE) tarafından yürütülen Mavi Bayrak Kampanyası adı altında birleştirilmiş önce 11 AT ülkesi daha sonra 22 ülkede başarı ile uygulanmıştır.

Read more »

 

ALAÇATI, 2 km kuzeyindeki Ilıca plajı ve 2 km güneyinde de rüzgâr alıp dalga yapmayan özelliği sayesinde surf tutkunlarının vazgeçemediği surf plajı ile dünya çapında tanınmaktadır. İzmir ilinin Çeşme ilçesine bağlı Alaçatı Bucağı, İzmir (79 Km) – Çeşme (7 Km) yolu üzerinde yarımadanın darlaşmış yerinde, Ilıca (Kuzey) ve Alaçatı Limanı (Güney) arasında, doğusunda Koca Dağın batıya uzantısı olan bir sırt üzerinde kurulmuştur. Batıda Ege Denizi ve Çeşme, Doğuda Uzunkuyu koruluğu ile Urla İlçesi’ne sınırlıdır.

 Deniz seviyesinden yüksekliği 16 m , yüzölçümü 55 km2′dir. Alaçatı merkez bucağına, bağlı 3 köyü vardır. Batısında Çeşme’ye sınır Karadağ sönmüş bir yanardağ olup zengin termal kaynaklara sahiptir.

 YELDEĞİRMENLERİ

İzmir- Çeşme otobanında hızla ilerlerken birden gözünüze Yeldeğirmenleri takılır. “Bu değirmenlerin en önemli özelliği un öğütmektir”. Ardından taş binaları, çıplak tahta kollarıyla eski ve yorgun değirmenlerin sizi bir rüzgâr ülkesine çağırdığını fark edersiniz. Bütün bunlara bir de denizin tuzlu ve serin kokusunun eklendiğini duyarsanız; Alaçatı’ya geldiniz demektir. 

RÜZGAR GÜLLERİ

Alaçatı Türkiye’nin ilk Rüzgâr Enerji santrali bulunmaktadır. Bu türbinler tarafından, bölgenin önemli rüzgâr gücü elektrik enerjisine dönüştürülmektedir. Rüzgârın hızı saniyede 3,5 – 4 metreye erişince ve kanatların dönüş hızı dakikada 29 tur olunca türbinler elektrik üretmeye baslar. Türbin kanatlarının eğimi 0 ila 90 derece arasında sürekli ayarlanmak suretiyle, rüzgârın hızı değişse de dönüş hızı ve enerji üretimi sabit kalır. Rüzgârdan maksimum verimi almak için türbinler sürekli olarak rüzgâra doğru dönerler. Rüzgârın ortalama hızı saniyede 25 metreyi geçince türbinler otomatik olarak durur. Ortalama rüzgâr hızı saniyede 25 metrenin altına düşünce tekrar üretime başlar. Kuleler paslanmaz çelikten yapılmış ve özel bir kaplama ile korunmuştur. Yükseklikleri 45 metredir. Kulelerin alt çapı 3 metredir. Üst çapı ise 2 metredir.. 

DAMLA SAKIZI AĞAÇLARI

 

 Bunlar, dünyada ender bulunan bir bitkidir. Ve bu ağaçlar Türkiye’de yalnız Alaçatı Belediyesi’nin korumasında ve 300′ün üzerinde bulunmaktadır. Ayrıca Damla sakızından çok yönlü yararlanılmaktadır. Bu ağaçlardan lezzetli aromasıyla sakız reçeli ve eşsiz sakız rakısı yapılır. Eski Yunan doktorları, sakızdan kuduza, yılan sokmalarına, mide rahatsızlıklarına, bağırsak ve akciğer hastalıklarına karşı çeşitli ilaçlar yaparlardı. X. yüzyıldan sonra, sakızın ünü, Sakız Adası’nı aşarak yayılmış ve dünyada meşhur olmuştur. Alaçatı’da sakızlı dondurma yiyerek serinlemenin keyfine ise doyum olmaz. Alaçatı’da özel sakız yetiştirilen bahçeleri gezebilir,  bu özgün yöre lezzetini dilediğinizce yaşayabilirsiniz

Read more »

 

ESKİ FOÇA

 İzmir in şirin deniz kasabası Foça,Büyük otel turizminden çok   faydalanamamış ama iyi ki de öyle olmuş.Hem kıyı yapısı nedeniyle,hem de Askeri alanların çokluğu nedeniyle kıyı şeridi bu kadar mükemmel korunmuş ,cennet mekanlar az bulunur.


Antik çağda Phokai ismiyle anılan Foça nın,Fok lar ile ilgili ününü bilmeyen yoktur sanırım.
İlçe de iki ayrı bölümde yerleşim var.Eski ve yeni foça,İki yerleşim yerinin arasında uzun bir sahil şeridi ve eşsiz manzaralar bulunmaktadır.Fotograf severler için Eski ve Yeni Foça arası mükemmel manzaralar sunmaktadır.Yolun herhangi bir noktasında güzel Ege denizi,Türk ve Yunan Adaları manzarası hakimdir.


Denizi soğuk olarak bilinse de aslında Alaçatı kadar soğuk değildir.Yeme-İçme olarak genel olarak ucuzdur.Yaz-Kış yaşam alanı olarak kullanıldığı için fiyatlar şehir merkezine göre (diğer turistik ilçelere nazaran) daha uygundur,hafta sonları ilçede özellikle Askeri Personel yoğunluğu dikkat çekmektedir.


Yemek için küçük deniz dediğimiz koyun etrafında sıralanmış Balık Lokantaları iyi bir seçenektir,Taze Ege balıklarından tatmadan gitmeyin. Marina ile Küçük deniz arasında yer alan tarihi kıyı kalesi,güzel bir konumdadır.Etrafında bir yürüyüş kaçınılmazdır.Kaleyi kadraja sığdırmak çok zor,küçük bir sandalla açılmak gerekebilir.

  

Diğer Ege kasabaları gibi Eski Foça sokakları,eski taş evleri,balıkçı tekneleri,balıkçıları bekleyen kediler güzel fotograf konusu olarak ilginizi çekebilir. Eylül ayında akşam güneş batışında sahilde buram buram balık ve deniz kokusu,huzur dolu deniz ve gökyüzü,güzel bir günbatımı,sakin bir sahil kasabası sizin Foça ya aşık olmanıza yeter.Eğer gürültülü,hareketli bir tatil beldesi arıyorsanız,hemen vazgeçin,bu hali inanın çok güzel.

Read more »

 

Köprülü Kanyon Milli Parkı
Manavgat’ın sınırları içerisindedir. Bolasan Köyü ile Beşkonak arasında 14 km. uzunluğunda, 100 m. derinliğinde bir vadidir.

Düdensuyu Magarasi
Antalya’nin İbradi ilçesinde bulunan magara. Altinbesik Düdensuyu magarasi ilk kez 1966 yilinda, bölgede Oymapinar baraji ile ilgili yapilan arastirmalar sirasinda bulunmustur. Adini bir üst kisminda yer alan Altinbesik tepesinden almistir.
1966 – 1967 yillarinda ?ngiliz ve Fransiz magaracilar ile ilk denemeler yapilarak kamuoyuna tanitilmistir.

Magara içinden çikan su, yeraltindan Beysehir Gölü ile irtibatlidir. Beysehir Gölü’nün kuzeyindeki Mada Adasi’nda bulunan bir düdene kaçan su üzerinde yapilan boya deneyi, Düdensuyu magarasindan çikan ve Manavgat Çayi’na karisan suyu boyamis ve böylece bu yer alti iliskisi kanitlanmistir.


Altinbesik Düden suyu magarasi iki kat üzerine yayilmistir. Magaraya 200 mt. uzunlukta bir yeralti gölü üzerinden botla girilmektedir. Bu gölün sonunda traverten olusumlari vardir. Göl sonundan 44 mt.’lik dikey bir traverten olusumu üzerinden ikinci kata çikilmakta ve oradan 130 mt. uzunlugunda ince uzun sig bir göl baslamaktadir. ?kinci katin sonuna kadar küçük gölükcükler ve orta kismindada göçük yapan çok büyük ve yüksek bir salondaki kalker bloklari üzerinden, 1,5 km. kadar ilerlenebilmektedir. Magaranin bu bölümü kismen fosil durumuna geçmistir, üst kat sag ve sol cihetlerde bulunan yan kollarin hepsi henüz arastirilmamistir.

Read more »

Ülkenin karşılaştırmalı üstünlükleri arasında yer alan turizm sektöründe dağcılık, tatil, kültür ve sağlık turizmi başlıca faaliyetler arasında gelmektedir. Bugüne kadar mevcut potansiyelin küçük bir kısmı kullanılmış olan KIRGIZİSTAN’da doğanın kirlenmemiş olması , özgün kültürel özelliklerin halen korunuyor olması ülkeyi uluslararası düzeyde önemli kılmaktadır.

 

Dağcılık Turizmi

KIRGIZİSTAN dağcılık turizmi açısından dünyanın en başta gelen ülkelerinden biridir.

Ülkedeki dağlık alanların büyük bir kısmı Tanrı ( Tien- Shan) Dağlarından , bir kısmı ise Pamir Dağlarından oluşmaktadır. Uluslararası kabul görmüş ve dağcılar araında tercih edilen 8 bölge bulunmaktadır. Bunların 5 tanesi Tanrı Dağlarında , 3’ü ise Pamir Dağlarında bulunmaktadır. 

Tatil Turizmi ve Göller

Ülkede koruma altına alınmış 2 milli park, 10 orman, 16 Avlanma Alanı, 22 Botanik ve 18 Jeoloji Parkı bulunmaktadır.  

Issık Göl

Ülkenin en önemli , en büyük gölü ve turizm merkezidir. Yüzölçümü 6200 km² , derinliği 668 m olup dünyanın en derin göllerinden birisidir. Suyu biraz tuzlu , son derece berraktır. Çevresinde yaz tatili amacına yönelik turizm konaklama tesisleri bulunmaktadır. Tesisler çok nitelikli olmamakla beraber ihtiyaca cevap verebilmektedir. Yaz tatilinin yanısıra , sportif oyunlar, avcılık, tedavi imkanlı termal kaynakları, at sporları ve dağ yürüyüşleri bölgenin turizm potansiyelini artıran diğer aktivitelerdir.

Read more »